açılış sayfam yap  sık kullanılanlara ekle
     MAKALELER



  Üye Girişi
 
 
Üye Ol | Şifremi Unuttum
  






  Ziyaretçi Durumu
Bugün gelen : 29
Online : 5
Toplam ziyaretçi : 216981
MAKALELER  » Tarihin Süzgecinden

Emperyalizmin Boğulduğu Kutsal Mekan
 
İşte bir 18 Mart daha geldi. Bazıları için hiçbir değer ifade etmeyen Sıradan bir gün. Bazıları içinse 18 Mart sadece bir evlilik yıldönümü ya da bir doğum günü olarak anımsanır.



 EMPERYALİZMİN BOĞULDUĞU KUTSAL MEKÂN        ŞEHİDLER  DİYARI  ÇANAKKALE
        
       AV.ÖMER KARAYUMAK

İşte bir 18 Mart daha geldi. Bazıları için hiçbir değer ifade etmeyen Sıradan bir gün. Bazıları içinse 18 Mart sadece bir evlilik yıldönümü ya da bir doğum günü olarak anımsanır. Tarihe altın harflerle yazdırılmış bir destanın artık son neslini de kaybettiğimiz Çanakkale  gazileri için ise 18 Mart 1915 tarihi;  Bir milletin  yeniden dirilişinin  destanıdır.

Günümüz nesli keşke Çanakkale savaşını o gazilerden bir kerecik olsun Dinleyebilselerdi. Günümüz aydınları keşke milli şairimiz Mehmed Akif’in Çanakkale şehitleri için yazdığı o mükemmel şiiri düşünerek ve anlayarak bir kerecik okuyabilseydi  milli şairimiz Mehmed Akif’in dilinden:

Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya
Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı

Nerde-gösterdiği vahşetle “bu bir Avrupalı”
Dedirir ,yırtıcı,his yoksulu,sırtlan kümesi
Varsa gelmiş,açılıp mahbesi,yahut kafesi
Eski dünya,yeni dünya ,bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor  kum gibi...Mahşer mi? Hakikat mahşer
Yedi iklimi cihanın ,duruyor karşında
Ostralya’yla birlikte bakıyorsun Kanada
Çehreler başka,lisanlar,deriler rengarenk
Sade bir hadise var ortada:Vahşetler denk
Kimi Hindu,kimi Yamyam,kimi bilmem ne bela
Hani tauna da züldür,bu rezil istila “
Ah! O yirminci asır yok mu?o mahlûk-u asîl
Ne kadar gözdesi mevcud ise,hakkiyle sefil
Kustu Mehmetciğin aylarca durup karşısına
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına
--------------------
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtmede yer;
O ne müdhiş tipidir:Savrulur enkâz-ı beşer.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,   
Yıldırım yaylımı  tufanlar, alevden seller.
Top tüfekten daha sık, güle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat îmân?
Bu göğüslerse Hüdâ’nın ebedî serhaddi;
«O benim sun-i bediim, onu çiğnetme,» dedi.
Şühedâ gövdesi, bir baksana dağlar - taşlar.
O rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar.
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna yârab, ne güneşler batıyor!
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor «Tevhidi...»
Bedr’in arslanları  ancak bu kadar şanlı idi. 
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
«Gömelim gel seni tarihe» desem sığmazsın
Hürcümerc ettiğin edvara da yetmez o kitap 
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb 
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına; 
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ nûmiyle
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmiyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan
Yedi kandilli Süreyya'yı uzatsam oradan; 
Sen bu avizenin altında bürünmüş kanına 
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına, 
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem 
Gündüzün, fecr ile avizeni lebriz etsem; 
Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

Görülüyor ki; Mehmet Akif’  o günlerin ateş ,kan ve barut kokan cehennemini anlatırken bugünün gençliğine, günümüzün aydınına çok önemli bilgiler vermektedir.

O günlerin devlet yapısını, devletin içinde bulunduğu durumu, ordunun ve askerimizin ne şekilde olduğunu  anlatan LİMAN VON SANDERS hatıratında o kadar kötü bir panorama çiziyor ki, gerçekten Çanakkale savaşını hangi şartlar altında kazandığımızı ve askerin içinde bulunduğu durumu okuduğumuz zaman tüylerimiz diken diken oluyor:

“ Öyle kötü günler yaşıyorduk ki; Subaylar altı ile sekiz aydan beridir hiç maaş almıyorlardı. Erat çok kötü bir gıda ile beslendikleri için perişan haldeydiler ve üzerlerindeki elbise yırtık pırtıktı. Pek çoğunun potinleri eskimişti, pek çoğu ise yalınayaktı. Atlı birliklerin  halleri ise bir başka perişandı. Bu birliklerde hayvanlar nefretle bakılacak haldeydi. Atların ve diğer hayvanların ekserisi Balkan Harbinden beridir yaşlanmış,cılız ve uyuz olmuşlardı. Nal bakımları yoktu. Eyer, başlık, koşum takımları aynı surette bakımsız haldeydiler.”

Demiştik ki; keşke genç nesil son kalan bir Çanakkale gazisinin ağzından Çanakkale savaşlarını dinlemiş olsaydılar. O zaman gerçekten nerelerden nerelere geldiğimizi, bize emanet bırakılan bu ülkenin insanlarının neler çektiklerini çok iyi anlamış olacaklardı.
 Ekmek bulamadıkları için süpürge tohumundan ekmek yaparak karınlarını doyuran, dağlardan, kırlardan topladıkları yabani otlar ve yiyeceklerle  açlıklarını bastıran, yiyecek bir şey bulamadıkları için üzerlerine bindikleri katırlarını kesip tırnaklarına varıncaya kadar yemek zorunda kalan bu insanların hatıralarını dinlemek belki günümüz nesline bir masal gibi gelecektir. Ama  ne var ki bunlar acı birer gerçektir..

Bu haftadan başlamak üzere Çanakkale savaşlarının bilinen ve bilinmeyen yönlerini belgelere dayalı olarak okuyucularımıza aktarmaya ve genç nesiller anlatmaya çalışacağız. İnanıyoruz ki, Çanakkale ruhunun ne olduğunu,Çanakkale savaşlarının nasıl kazanıldığını, Çanakkale’de şehid olan 250.000 şühedanın hangi amaç ve hangi gaye uğruna şehadet şerbetini içtiklerini, o günlerden bugünlere nasıl gelindiğini  anlatmaya çalışacağız.

“Geçtiğin yerleri toprak diyerek geçme! Tanı..
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı”
diye bize ihtar edilen o kutsal toprakların, bugün hangi süfli emellerle  karış karış, metre metre, dönüm dönüm  hangi karanlık ruhlara peşkeş çekildiğini bir nebzecik olsun genç nesillere anlatabilirsek, belki o yüz binlerce şühedanın huzurunda yüzümüz ak olarak dolaşabileceğimize inanıyoruz.

Buna rağmen…Evet buna rağmen o mübarek şehitlerimize lâyık olamamanın aczi yeti  içerisinde ellerimiz semaya açılmış bir vaziyette sadece dualar ediyor ve diyoruz ki:

"Tüllenen mağribi, akşamları, sarsam yarana
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
  
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”



Yazan :  Av. Ömer KARAYUMAK
Okunma sayısı :   2762
Tarih :   07.09.2008






  Yazarlar
KATSAMER NEDİR?
Av. Ömer KARAYUMAK





  Duyurular
"KATSAMER" KARAMAN TARİH VE SOSYAL BİLİMLER ARAŞTIRMA MERKEZİ KURULDU

Yiğirmi yıldan beridir Fethiye'de Avukatlık yapan ve Turizm sektöründe faaliyette bulunan FETSAM...
 
BAYRAM MESAJI

MISIR'DA YAPILAN DARBEYİ VE MÜSLÜMANLARA KARŞI YAPILAN KATLİAMI LANETLİYORUZ

FETSAM(Fethiye tarih ve Sosya...
 
BİR DİZİ KONFERANS İÇİN ALMANYA'YA GİDEN GENEL KOORDİNATÖRÜMÜZ TÜRKİYE'YE DÖNDÜ

ETSAM(Fethiye Tarih ve Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi) Genel Koordinatör...
 

FETSAM KURUCUSU AV.ÖMER KARAYUMAK'IN FETHİYE HAKKINDA YEPYENİ BİR KİTABI YAYINLANDI.

FETSAM kurucusu ve Genel koordinatörü tarihçi yazar Av. Ömer Karayumak
 
Menteşe Beyliği'nden Türkiye Cumhuriyetine Belgelerle Fethiye Belgeseli

Menteşe Beyliği'nden Türkiye Cumhuriyetine  belgelerle Fethiye isimli belgesel çekimi ile...
 
Fethiye-Seki İÖO öğretmenleri nin FETSAM'ı ziyareti

Fethiye'ye bağlı Seki beldesi ilk öğretim Okulu öğretmenleri FETSAM(  Feth...
 

FETSAM' DA MUTLU BİR NİKAH TÖRENİ

FETSAM mutlu bir nikah ve düğün törenine ev sahipliği yaptı.

31.10.2009...
 

ERMENİ KONFERANSI

FETSAM(Fethiye Tarih ve Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi) Genel Koordinatörümüz Tarihçi-Yaza...
 

Muğla Üniversitesi tarih Bölümü öğrencilerinin Fetsamı ziyareti

Muğla Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğrencileri ,Öğretim üyesi Doç.Dr. Bay...
 

İSRAİL'İN FİLİSTİN DE UYGULADIĞI" SOYKIRIMI" LANETLİYORUZ

Kurban bayramı Tebriği

FETSAM'a üye olan tüm gönüllü kardeşlerimizle birlikte FETSAM'a ve Fethiye'ye gönül vermiş bü...
 

FETSAM üyeleri Facebook da arkadaşlık grubu kurdula

FETSAM üyeleri Facebook da arkadaşlık grubu kurdular.

Memnuniyetle öğrendiğimize göre...
 

F ETSAM gönüllü üyeleri Facebook' da grup oluşturdular

Memnuniyetle  öğrendiğimize göre FETSAM' a üye olan pek çok gönüllü dostlarımızın Facebo...
 

FETSAM internette

Fethiye Tarih ve Sosyal Bilimler Ataştırma Merkezi olarak internetteki yerimizi aldık. Bilgi, be...
 
   
  
Copyright © 2008 katsamer.com



 Site Kuralları |Yasal Uyarı | email gönder

duygubilişim